
Marissa Mayer (2009)
Türkiye’de pek tanınan bir sima değil kendisi. Ama bana göre Google’ın en tatlı yüzü… Sarışın, Mavi gözlü, sürekli gülümeseyen..
Marissa Ann Mayer 30 Mayıs 1975 Wisconsin doğumlu.

Marissa Mayer (2007)
Google’da, ürün müdürü kendisi. Yani yeni bir google servisi (ürünü) piyasaya çıkacağı zaman, Marissa’dan onay imzası alıyor. Hatun hem güzel hem yönetici…
Sembolik sistemler diye bir bölüm okumus üniversitede, Bilgisayar Bilimleri masterını Stanford Üniversitesinde yapmış.
Marissa Mayer, google ‘da işe alınan ilk kadın mühendis (: 1999 da işe başlamış. Aslında ilk 20 kurucunun içerisinde oluyor bu durumda
Hani, “Google ilk defa bir garajda kuruldu” muhabbeti vardır ya :D işte o Garajın sahibi Marissa’dır. Google Marissa’ya kira ödemiş zamanında…
Şu sitede marissa ile yapılan bir akşam sohbetinden bahsetmişler, az çok çevirerek yazayım:
- Google anasayfasının bu kadar boş ve hızlı olmasının sebebi, aslında kurucularının çok fazla HTML bilmemelerinden kaynaklanmış.
- Siteyi yayına sokmadan önce birkaç kişi üzerinde tepki testleri yapmışlar. Siteye girip insanlardan kullanmalarını istemişler. O esnada da onları izlemişler falan. Adamlar sadece mal mal ekrana bakınca, “Noluyo ?” diye soran mühendislere, “devamını bekliyoruz…” diye cevap vermişler… Tabi bu ciddi bir sıkıntı (: Bu meseleyi çözebilmek içinse, Telif hakları simgesi falan koymuşlar en alta…
- Google aramalarındaki en büyük sıçrama (büyüme) ise “Bunu mu demek istediniz?” yani yazım yanlışı denetimiymiş. İnsanlar google ‘ı bir imla klavuzu gibi kullanmaya da başlayınca Trafik 2 katına çıkmış…
- “Kendimi şanslı hissediyorum” düğmesi, hani aradığınız kelimede, sizi arama sonuçlarıyla hiç uğraştırmadan 1. siteye yönelten buton… Neredeyse hiç kullanılmıyormuş. Ama genede kaldırdıklarında google tecrübesini zayıflatıyormuş.
- Orkut, en çok brezilyada popülermiş. Aynı zamanda google’da mühendis olarak çalışan ve Orkut isminde bir türk asıllı eleman tarafından yapılmış. Ona tanınan özgürlük başka hiç bir sisteme tanınmamış. Öyleki orkut sitesinin tasarımı google çizgileri taşımıyor.
- Google çok sık değişiklikler yapıyormış. Ama cok ufak şeylermiş. Bu değişiklikler tüm dünyada aktif olmadan önce ufak bir grup üzerinde onlardan habersiz denenirmiş. Nasıl tepki verdikleri gözlemlenerek geliştirmeler yapılırmış. En sonunda Marissa ‘nın insanların o yeniliğe verdiği tepkilerin olumlu yönde olduğuna inandığında imzasını alır ve aldıktan sonra ancak tüm google servislerinde yayınlanırmış.
- Google dünyadaki en büyük çevirmen ekibine sahipmiş. Dünyadaki tüm ülkelere kendi dillerinde yayın yapıyor olmasından dolayı da en büyük küresel web sayfasıymış.
- Google aramalarındaki özelliklerin yayına alınmasında bi kriter varmış. Eğer deney aşamasında insanların en az %20 si bir google ön özelliğini kullanıyorsa. o özellik yayına alınırmış. Ama en az %5i o özelliği kullanıyorsa, o özelliğin aktifleştirilmesi “Gelişmiş Arama” kısmına eklenirmiş. Tabi bu durumda %5den az kullanılan özellikler malesef geliştiriliyorsa geliştirilir, olmuyorsa proje rafa kaldırılırmış.
- Testlerde anlaşılmışki, google kullanıcıların cok azı “Genel Kullanıcı” gurubunu oluşturuyormuş. Bu durumda yeni bir özelliği sadece genel kullanıcı üzerinde denemek malesef tam sonuç vermiyormuş. O yüzden sürekli “labs” yani “laboratuvarlar” şeklinde sistemler kurarak, sadece o servise ait bir kullanıcı izleme politikası sağlanmış. Mesela Gmail Labs, Analytics Labs, Translate Labs, vb.
- Google ismi aslında bir kaza eseri oluşmuş. Koymak istedikleri isimse, 10 üzeri 100 rakamına verilen isim olan “Googol” imiş. Tabi bunu yanlış lanse edip “Google” diye söyleyip öyle yazmışlar. Sonradan öğrendiklerinde ise ismi değiştirmek istememişler. Çünkü Google daha estetikmiş, hem “biz bile yanlış anlamışsak bunu, bütün dünya yanlış anlar heralde..” diye düşünmüşler.
- Gmail, tüm dünyanın kullanımına açılmadan önce Google çalışanları tarafından 2 sene boyunca kullanılarak test edilmiş. Bu testler sonrasında 6 tip email kullanıcısı saptamışlar. Bu sayede Gmail’i bu 6 tip kullanıcıya göre tasarlamışlar.
- Google’a yapılan geridönüşler (feedback) çok titiz inceleniyormıış. Çünkü, normalde testlerde göremeyeceği şeyleri insanların rapor etmeleri onların daha çok işine geliyormuş. Hem zaman hem paradan tasarruf ediliyormuş.
- Çalışanlara mesai saatlerinin %20 si kadar kendi projeleriyle ilgilenmeleri için zaman tanınıyormuş. Gmail, orkut, google news gibi projelerin bu %20 lik zamanlar içerisinde oluşmuş.
- Bir arama sonucunu, 500ms süresinde hazırlayıp sunmayı planlıyorlarmış.
(: Söyleyişiyi yazarken biraz da olsa kendi bildiklerimi de ekledim. Ama asıl konudan şaşmıyor tabikide.
Marissa Mayer Resimleri ile devam edelim:

Marissa Mayer

Marissa Mayer

Marissa Mayer

Marissa Mayer