Hayatımı Değiştiren Şeeeler..
Yazıldığı Tarih:Aralık 23, 2008
Pek keskin virajlarım olmadı fakat hayatımın gidişatına az da olsa ben karar verebildim.
- Sitemizin karşısındaki bakkal amca beni işe alarak hayatımın ilk dönüm noktasını koymuştu. Ticarete atılmıştım. 12 yaşındasın bundan daha büyük ne olabilir ki..
- Kazandığın parayı nasıl harcayacaksın ? Akşama kadar cips gofret kola, bir süre sora ishal yapıyor. Valla.. hatta çocuk bisküvisinden liköre kadar bir markette bulunan herşeyi bokunu çıkarana kadar yedim :D bıktım tabikide. İşte o zamanlarda internet cafe olayı başladı bende. Adı internet cafe ama ben internet kısmıyla hiç ilgilenmedim. Carmagedon oyunu falan vardı.. Hayatıma yön veren ilk eğlence bilgisayar oyunlarıydı sanırım. Herkes top oynarken ben sipariş götürürdüm :D pek eğlenmeye vakit olmazdı.
- Artık o kadar çok kazanıyor ve eğleniyordum ki, öğleden sora 3de işten çıkıp koşa koşa cafeye gider, Midtown Madness oynardım :D hatta o zamanlarda o oyunun multiplayer oynanabildiğini ilk keşfeden ve becerebilen bendim. Herkesi bu oyuna alıştırdım :D haliyle cafenin sahibi bile oyundan anlamıyordu ve müşteriler ben yokken ağlıyordu adeta..
- Ve hayatımın 2. iş teklifini 14 yaşımda aldım :D adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması internet cafede eleman olarak calısmaya basladım. Yerleri paslaslar, çay demler, monitör ve klavyeleri siler, zengin pijlerine oyun açar, nasıl oynanacağını öğretirdim. Tabi bu saydıklarım 1 – 2 saat sürerdi :D geri kalan tüm zamanımı oyun oynamakla falan geçirirdim. Sonuçta ne kadar çok oyun öğrenirsem o kadar çok kişiyi alıştırıyordum. ve ben o zamanlarda, annenizin siz evden çıkarken, dikkat etmeniz için iyice tembih ettiği o kötü çocuklardan olmuştum :D kötü alışkanlıklara bulaştırıyordum çevremdekileri.. Kendimi övmüyorum, ders çalışmak hiç de bana göre değildi. Gerek duymazdım. 1 kez dinlemem bana yeterdi hep.. Böylece daha fazla oyun oynamaya vakit ayırırdım.
- Hep oyun hep oyun olmuyo ama :D İnternet denen zıkkıma da bulaştım 15ime doğru.. Ortalama 2004 yılında falan ilk sohbet olayına dalış yaptım. :D Mırç denen salak şey.. o zamanlar adam akıllı bir kanala bağlanması falan da zordu.. Ayrıca msn değil ICQ meşhurdu. Fakat o numarayı bi türlü ezberleyemediimden hep unuturdum.. Pek kullanamadım açıkcası, Mırç yanı sıra kelebek sohbet falan derken ben baya sohbet adamı olup çıkıyorum. Aynı zaman da oyun oynayabiliyor ve bilgisayara veya oyuna bişey olduğunda kesin çözümü bir kaç dakikada gerçekleştirebiliyordum.. Reset düğmesi.. Bilgisayarı açma tuşundan sonra yapılmış en mantıklı düğme :D Reset düğmesi sayesinde mahallede acaip karizma yapmıştım.. (:
- Tabi dersler hep yolunda gitmiyordu ama gene de sınıfta derece yapcak seviyedeydim. Açıkcası okuduğum okul hiç bana göre değildi. Kimseyi küçümsemiyorum ama ben kapasitemi ortaya koyamıyordum malesef. Herşey çok basit geliyordu fakat buna rağmen sınıfta 3-4 kızdan başka akıllı adam yokdu. Kızlarla aram iyi değildi nedense.. Onlar beni sevmezdi, bende bu yüzden onları sevmezdim.. ya belkide tam tersiydi. Çok zaman geçti artık öyle olmadığı için pek hatırlamıyordum. Tabi okul değişikliği beni derinden etkileyen noktalardan. Sınıf 1. siyken okul değiştirip neredeyse sınıfta kalacak derecelere düşen ben, her yazılı sonuçlandığında “-allah belamı verdi..” diyordum..
Alıştım ve zar zor 6. ve 7. sınıfı bitirdikten sora 8. sıınıfta başarılı olarak mezun oldum. - Bilgisayar hevesim benim hayatımı mahvetti :D Daha o zamanlarda görme problemim vardı ama anneme babama söylesem dayak yer, ayrıca bir daha monitör yüzü göremezdim.. Gizledim ve cafelere takılmaya devam ettim :D LGS de aldığım ortalama puan beni hiç bi Anadolu Lisesine sokmadı.. Bende canımın çektiği gibi Anadolu Meslek Lisesi Bigisayar Bölümüne girdim.. İşte hayat bu dediğim tek eğitim yuvası :D Fakat bazı ayrıntılar da var.. Okul sadece Anadolu Meslek değildi.. Anadolu kısmı karma eğitim sınıflarıtyla soradan gelmiş bişe. Okulum aslında “Gazi Osman Paşa Anadolu Meslek ve Kız Meslek Lisesi” idi.. her 4 öğrenciden 3ü kızdı ve bu kadar bollukta benim şu kızlara sinirim ve tersliğim biraz azaldı.. Sora iyiye gittikçe gitti ve kocaman adam olmuştum.. Gene bilgisayarda öncü velet olarakdan, bir keyloggerın ne kadar tehlikeli olacağını tüm okul alemine kanıtlayanda bendim..
ZEYNEP HOCA!! SEN BİR PORNOCUSUN! Yüzüne söyleyemedim ama mailinde yakışıksız yazılar ve resimler falan mevcuttu. Sora başım belaya girdi bu progran yüzünden ve hayatımdaki ciddi dönüm noktalarından biri daha babam tarafından suratıma kondurulmuştu :D evet dayak yedim ve elimi ayamı çektim illegal işlerden.. Beyaz Şapkalı Hackerlar adı verilen bir topluluk ve iyi amaçlar için kafa yoran, bunun eğitimini veren insanlar olduğunu öğrendim.. Özümde ben iyi bir adammışım bunu anladık. Certified Ethical Hacker sertifikasını almak için ne gerekiyorsa yapcam.. - Lise güle oynaya biter. Herkes öss tercihlerini yapar… Ve biz (Mızrap, Serkan, İnan, Ben, Belkız) 5 kişi aynı okulu tesadüfen tuttururuz. Herkes 2. öğretim tabikide :D pek süper olmadığı gibi iğrenç bir 2 yıllık eğitim daha geçirdim. Kırıkkale Üniversitesi nefret ettiğim eğitim kurumlarının başında geliyor. Hatta sadece 1 tane var onlardan :D
Aşır hocam, artık yeni şeyler örenin allahınızı severseniz ya.. tam 8 sene önce hazırladığı ders notlarından ders anlatıyor ve çok kazık sorular soruyorsunuz.. (nasıl olsa 200 kişilik bölümden mezun olan 10 kadar öğrenciden biriyim.. bana bişe olmaz :D ) - Tabikide tüm bunlar olmadan önce de çok önemli şeyler oldu.. Onları da bir daha ki gecenin bi vakti saçmalığında anlatırım.
Umarım beni tanımaya biraz katkıda bulunan bir yazı olmuştur..
Tatlı rüyalar, iyi çalışmalar..




29 Aralık 2008
Güzel anlatmışsın kendini
Hatta arada benide anlatmışsın gibi geldi :)